sözün özü
  (Şiir Tadında)
 

 
 
Bu Alemde Kral Tanımam!

Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlügü yaşadınmı
Bir garibanın elinden tutupta hiç kadere rest çektinmi
Alçağın adisine ispiyoncusuna kurşun yağdırdınmı
Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam

Sen zevkini sefanı sürerken ben hayat okulunu okuyordum
Sen elin cilalı mermer taşlarında kibar beylerlen dans ederken
Ben hergün azraillen dans ediyordum
Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam

Sen sıcak yatağında rahat uyurken
Ben ise parçalanmış vucudumun acısıyla mahkeme duvarlarına
Yaslanmış,gelmeyi bilmiyen karanlığı bekliyordum
Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam

İdam sehpasında bir mahkum yaşamayı ne kadar çok istiyorsa
Bende seni o kadar çok seviyorum..
Aşıma katmadım haram,güzel çirkin aramam
Yanlış yapanı tanımam... bu senin içinde geçerlidir gülüm
Dedim ya gülüm ben bu alemde kral tanımam..!
 

Yılmaz Güney

 
 
Arkadaş

Bir kıvılcım düşer önce,
Büyür yavaş yavaş,
Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş...
Dolduramaz boşluğunu ne ana, ne kardaş,
Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş...
Ortak olmak her sevince, her derde kedere,
Ve yürümek ömürboyu,
Beraberce el ele...
Olmasın hiç,
O ta içten gülen gözlerde yaş,
bir gün yollarımız ayrılsa bile arkadaş...
 

Yılmaz Güney

DENİZ GEZMİŞ

 
 
Sen Yine Yoksun

Bak yine akşam oluyor,
Ve sen yine yoksun yanımda,
Değilsin kollarımın arasında,
Üşüyorum yalnızım yatağımda,
..........
..........

 

Mehmet Uzun

 

Esirgemem sözümü çıkıp gelse de ölüm
Geri götüremez adımlarımı
ve yıldıramaz hiçbirsey, gülüm
ne dikenler bıraktım ardıda ne dikenler
ki uçları hala kanıyor ayaklarımda,
oysa karanfiller ekmiştim yollara,
aşk ile mızrap vurup sevdalı sazıma,
kavgamı türkülemiştim, yarın bakışlı çocuklara
ve semahlar dönmüştüm turnalar gibi hak aşkına halk aşkına,
kim söyleyebilir öldüğümü kim,
siz türkü gibi dağılırken dağ yollarına
ve toprak gibi yeşerirken memleketim,
kim söyleyebilir solduğumu kim...
BEN ÖLMEDİM Kİ......

Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
YENİLMEDİM Kİ.....

 

Hosçakalin Gözüm

Nedir bu basimdaki felaket
Kirk yildir sefalette bu Ahmet
Kefenimi alin dikin bizahmet
Gömün beni, gömün beni bir basima

Elimde degil
Elimde degil
Elimde degil susamiyorum

Hele bir isiklar sönsün
Hele bir kapansin kapilar
Sular durulsun
Biçak atacagim daha onikiden

Kisa devre yapsin kalbim
Ellerim inatla dökülsün cigaraya
Daglarda ay büyüsün
Sular köpürsün
Sen beni o zaman gör

Hele küssün meydanlar
Dehsetin oglu yürüsün
Agir bir köpek karanligi
Ve tüm mayinlar patlasin
Sen beni o zaman gör

Kaldirimlara yagmur dökülsün
Dagilsin dislerimde gülüsler
Kaybettiklerim bir dönsün
Sen beni o zaman gör

Yalnizlik ne demek
Kül olsun uykular
Kuslar silinsin gözlerimden
Sen beni o zaman gör

Saçlarimda kirilsin kar
Bastan çizilsin uçurumlar
Kirilsin camlar
Sen beni o zaman gör

 Ahmet Kaya 

Ülkem

 

Toprağım kadar,
seslerim, aşklarım kadar
büyük olamaz ihanetler
onlar bir serçe kuşun
kanatları bile olamazlar

Yağmur damlacıklarını,
çocuk seslerini,
uçan kuşun kanatlarını,
çırpınışlarını yazmalıyım
ülkemin

Tutsakların yaralı yüreklerini,
vurulan bir gencin o anda
duyduğu şeyleri,
bir ölünün son sözlerini
çizmeliyim kağıtlara,
yıldızlara

Bir yılanın sessiz kayışı ve
iz bırakışını toprakta
akrep kadar, çiyan kadar
bilinen kötü şeyler kadar
zulmü de yazmalıyım
ihaneti de

 

Mazlum DOĞAN

 

 
 
   
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol